Hayat nerede?
 
       

Hayat nerede? Dünyanın ucunda olduğunu söylemişti biri.

Ben yollarım başladığı yerdeyim ama, hiçbir şey yerli yerinde değil.
Hiç değil...

Yaşamadan, tatmadan, yollarını bilmeden dünyanın ucuna gider mi insan, yaşamak için yapar mı bunu?.. İnanmamıştım zaten. Hayat tam ayağının altında. Üstüne bastığın, tepindiğin, dans ettiğin, kustuğun, sevdiğin, aşık olduğun yerde. Yolların başladığı değil, galiba durakların kesiştiği yerde hayat. Umutla umutsuzluk arasındaki sarkacın tam ortasındayım. Önce ölüyorum sandım ama durum sandığımdan da kötü. Yaşıyorum.

"Bir gecenin sonundayım. Erken biten, beklediğimden daha azını veren, yarına pek az şey bırakacak bir gecenin son satırları için buradayım. Tamamlanma hissi. Yüz defa mı düşündüm, bin defa mı yazdım, milyon defa mı hissettim, yoksa hep kayıp mıydı? Kaç defa eksik, kaç kez bütün oldum?"

Hiç olmadı sanırım. Beni daha fazla ben yapabilecek, bütünleyecek bir kişi var. O da onun varlığından haberdar olduğumun farkında değil. Dünyanın en zor işi seni tamamlayacağını düşündüğün, mutluluktan mutluluğa koşacağından emin olduğun insana yaklaşamamak.

"Mutluluk benim yaşantımda çok yeri olmayan birşey. Hükmediciliğinden ve yapaylığından hoşlanmadığım bir şey mutluluk. Arayıştan uzaklaştırdığı, bir şeyleri bitirdiği, açık uçları kapattığı için kendimi mutlulukla aynı cümleye, aynı yaşama yakıştıramıyorum. Haliyle peşinden de koşmuyorum."

05 Mayıs '11 / 22:53
buğraberk.