Va
 
       

Yeni günün getirdiklerine merhaba!

Yeni günün getirdiklerine merhaba demek hiç de kolay değil aslında. Kabullenmek, beraberinde gelen mide bulantısı ile yaşamak...

Bugün daha bir karanlık hava, yağmurdan değil. Bulutlardan değil.
Bitti ya, ondan...

Bugün daha bir güç nefes alması. Sobaların yarattığı kirli havadan değil, saf oksijen olan bir ortamda bulunduğumdan değil.
Bitti ya, ondan...

İçimi daraltıyor bu karanlık. Çıkamadım bir türlü aydınlığa. Bazen diyorum bırakayım kendimi karanlığa, ama o zaman geri dönüşü olmayacak biliyorum. Vaz geçiyorum.
Bir şeyler için gayret gösteriyorum. Bir işe yaramadığını görünce hevesim kaçıyor, bırakıyorum...
Artık yaptığım tek şey var. Boşluğa yaslanıyorum. Bıraktım kendimi. Rüzgar nereye eserse o yöne.
Kopamadığın her saniye, içimde fırtınalar kopuyor.
Vanessa Mae çalıyor, gözüm doluyor...

Tüm bunlar olurken yeni günün getirdiklerine merhaba deme fırsatım olmuyor. Umurumda olmuyor. Düşünecek halim de.
Vanessa Mae hala çalıyor. Çalıyor, çalıyor çalıyor.
Fark ediyorum ki Repeat tuşuna basmışım. Kısır döngülerdeyim...

Bir şeyleri düzene sokmaya çalışıyorum, ha oldu, ha olacak. Çıkıp geliyor. Herşey gene bok oluyor.
Kısır döngülerdeyim...

 

13 Aralık '08 / 16.19
buğraberk.