Sokak
 
       

Sokakta kim var?

Sokakta kim var gerçekten? Gerçek insanlar mı? Olduklarından farklı görünmeye çalışan insanlar mı? Giydikleri kıyafetler ile belli bir "sınıf"'a ait olduklarını zanneden zavallılar mı?
Sokakta kim var? Ama gerçek hayat sokakta. Kendi yaşamını idame ettirdiğin yerden çok uzakta gerçek hayat. Tek başına ayakta durmaya çalıştığın yerde. Tek başına ortada kaldığın anda hayat gerçekten de sana söyledikleri gibi gülümsemiyor.
Yaşadığım ülkede ya da dünyanın her hangi bir yeri. Yok işte eşitlik.
Ebay'de milyon dolar'a iç çamaşırını satan ünlüler mi? Milyar dolara Uçak gemisi ya da Ada (Bildiğin dört tarafı deniz olan kara parçası lan!) satanlar mı? Yanındaki kişi en son ne zaman yemek yediğini hatırlamazken, önünden şapur şupur çikolata yiyerek geçen kişileri görmek de yeterli.

Hayatım boyunca hiç düşüneceğimi aklıma bile getirmediğim bir gelecek kaygısı kapladı içimi şu bir kaç günde. Tanıyanların şu anda ciddi anlamda "ahahahahha siktir." repliği eşliğinde güldüğüne eminim. Ama öyle. Ülkemde o kadar iş gücü ve bir o kadar da işsiz insan olmasını -elinde üniversite diploması olup da uzmanlığından çok farklı işlerde çalışanları saymıyorum bile- değil de "Demokratik Açılım" sürecini konuşan birileri tarafından yönetiliyoruz. Ha ne diyorduk sokak. Sokak paranoyak insanlarla dolu. Arkasına her 5adımda bir bakan, karşıdan karşıya geçerken ya şimdi yeşil yanarda arabalar gaza basarsa diye yolun ortasından geri dönen insanlarla dolu. 4 gün önce dolmuşta iki adamın konuşmasına rasladım. Hepiniz duymuşsunuzdur "sakız alın, simit alın oyuncak alın ülke kazansın. kriz ortadan kalksın." reklamlarını, acaba bize sakız, oyuncak aldırarak kim(ler) cebini dolduracaklar bu sefer diye sordu biri diğerine. İşte asıl olay burada. Suç insanları bu denli paranoyak yapanlarda. En basitinden bir ürünü her şeyiyle anlatmadan (şuna nasıl taksam, buna nasıl soksam) zihniyeti ile satış yapmaya çalışan insanlarda suç. (Bkz. Türk Telekom 8Mbit / 15gb kotalı tarife).
Ülkemiz insanlarının en iyi bildiği şey zaten, cahil halkı sövüşlemek. İşte eğitim de burada en çok önemini kazanıyor bana göre. Eğer bir konuda bilgili olmazsan, o konuda sürekli kaybetmeye kazıklanmaya mahkumsun. En azından bizim ülkemiz için bu böyle. Şayet gerçekten bilgisiz ve cahilsen sömürülmeye mahkumsun O kan emici vampirler tarafından.

Güzel ülkemde hiç kimse işini doğru düzgün yapmazsa, kimse elini taşın altına koymazsa; bu böyle gelir gider -her ne kadar Ezgi her şey düzelecek dese de.- Evet düzelecek BİR GÜN! Biz bunu ne kadar erken düzeltebilirsek o kadar iyidir bu hepimiz adına. Burda yatmaktadır bizler için eğitimin önemi. Eğer ülkenin eğitim seviyesi artarsa o ülkenin gelişmesi ve güçlenmesi hızlanır. Yoksa değil yerinde saymak yavaş yavaş geriye adım atmaya başladık zaten.
Ve bundandır benim gelecek kaygım.

 

15 Eylül '09 / 04.41
buğraberk.