dörtyüzotuzdokuz
 
       

Bunu bekliyordunuz!

Vay be! Tam 439 gün olmuş Suikast Notlarına yazmayalı. Tembelliğin suyunu çıkartmışım iyice. Aradan bu kadar süre geçmesinin sebebi sadece tembellik değil tabii. Gerek hayatın hiç beklemediğim zamanlarda getirdikleri ve götürdükleri, gerekse yerine getirme zorunluluğum olan sorumlulukların üstümde karşı konulamayacak bir baskı oluşturması Suikast Notlarını bu kadar aksatmama, ihmal etmeme sebep oldu.
6 Aralık 2009'da, "Varolmayan Şövalye" adlı yazımı yayınladıktan sonra, Suikast Notları için yeni konstept arayışları içine girdim. Bir kaç taslak hazırladım ve başladım onları projelendirmeye. Ne yazık ki bu projelerin hiç birisinin sonunu görme şansım olmadı. Biliyorum çok tembelim...

Aradan tam bir yıl geçtikten sonra, 6 Aralık 2010'da bir yazı daha yayınladım Suikast Notlarında "üçyüzaltmışbeş" adı altında. Aslında o yazıyı yayınladığım gün farkına vardım, Suikast Notlarını nasıl ihmal ettiğimi. Bu farkındalığın beni üzmesi bir yana, bunu değiştirmek, Suikast Notlarına zaman ayırmak için maalesef bir çaba içine de girmedim. Aradan geçen bunca zaman içerisinde bir kaç proje, bir kaç kitap, onlarca bilgisayar oyunu ve bir iki tane de dizi bitirdim. Onlarca yeni insanla tanıştım, onlarca kişiyi hayatımdan çıkardım. Onlarca kişi beni hayatlarından çıkardı. Bazen ağladım, bazıları ağladı. Bazıları ise hiç tepki vermedi. Bazıları orada...

Bugünden itibaren Suikast Notlarını güncellemeye elimden geldiğince devam etmeye çalışacağım, tabii ki ara bir daha bu kadar uzun süre açılmayacak. Belki rafa kaldırılmış projelerden bir tanesini ansızın uygulamaya bile geçirebilirim, kim bilir?

Ve Suikast Notları;
dörtyüzotuzdokuz gün sonra...

 

18 Şubat '12 / 01.06
buğraberk.